25 Temmuz 2009 Cumartesi

Dondurucuda 2,5 saat - freeze,like me .p


Yok lan kandırık yaptım sinemada 2,5 saat o aslında ama içerdeki klimaları düşünüp bi sıfat yapıştırmak istersek bu kesinlikle dondurucu olur.Çarşıdaki sinema kapandığından beri egs nin götü boklu sinemalarınad sürünmeye mahkumum.Çük kadar bi salon,filmin başında sönmeyi arasında yanmayı bilmeyen ışıklar , ortamı kuzey kutbuna döndüren klimalar ve tabi ki -arkakoltuksalondanatılmasıgerekentipler- ile gayet içine sıçılası bi mekandı.Ama sıçmamıza gerek kalmadı , orda sıçılmışı vardı.
Hey gidim breh breh sene 2003.O zaman sinema biletleri 5 liraydı şimdi 9 lira olmuş sanki filmin galasına katılıyoz.Ey Türkiye,benden aşırdığın bu paraları nerene sokçan çok merak ediyorum.Halk sineması diye bişey olsun lan hepimiz kardeşiz şeklinde beleşe film izleyelim,kekolarla iç içe , sevgi dolu.
Neyse 2 kişi gittik bilet alıcaz kadın toplam 18 lira deyine bi durdum,döndüm arkama baktım hani 5-6 kişi daha var da onların biletlerini de biz ödüyoruz diye mi düşündü diye.Ama ortam çöl kadar ıssızdı.Gişedeki hatun ve biz vardık sadece.Zaten film de bişeye benzemiyodu kaç yıllık HP dedik gittik , fos.Filmde cisimlenme diye adlandırdıkları bişey var ışınlanıyolar böyle o sıra suratları dönüyo bağırıyolar (ki insanın sabrını sınayan bi sahneydi) bilmemne bi o bide yeni katılan oyuncular o asayı ellerinde çük gibi tutuyolar o ikisi çok cinsti.1-2 kere oturduğum yerde zıpladım o da seslerdendi.

Filmin sonuna doğru dambıldor amcanın striptiz yaparcasına asasını yukarda döndererekten salladığını hatırlıyorum,sonrası tam bi muamma zaten anlayana helal.Sanki zamanında çok tutulmuş dizilerin zorla devam ettirilen vasat bölümleri gibiydi.Ayrıca burdan dambıldor ölünce ağlayan beybim Burjuwa'yı yalıyorum ve filmdeki gürültüye rağmen uyuma başarısını gösteren shawty'min de başarılarının devamını diliyorum.Allah vergisi bi yetenek sanırım o seste uyumak.
ve film bitince geleneği bozmama amaçlı dişiler tuvaletine gittik , oranın ne kadar korkunç olduğunu tekrar gözlerimle gördüm.Bide ıslak lavabolardan oldum olası korktum neden bilmiyorum hani kuru lavabo görmedim bugüne kadar ama o lavaboda daha önce bi başkasının ellerini yıkadığını düşünmek beni ürkütüyo be beybi.Herneyse korkunç olmasının asıl sebebi sütyen kopçası kopan kadının ve arkadaşının gülerek o olayı halletmeye çalışması ve bu süre içindeki potansiyel lezbiyen tavırları,bir kabine 2 kişi giren ve yine potansiyel lezbiyenlik sarfeden belden yağlı emo gençler vardı.ve ben sadece kabinin içinde elinde telefon annesiyle konuşan shawty'mi bekliyodum.Kurban bendim!
Sinemada etrafımı kaplayan buzlar dışarı çıkınca erir diye düşünüyodum , yani bi yaz gününde İzmir'deki hava sıcaklığının 90 a çıkabilitesi(saat 21 bile olsa) başka bi işe yaramaz sanırım.Çıktığıma bin pişman oldum içerde donmak bile daha iyiydi lan böyle sıcak mı olur.
Sıcak havanın sevmediğim tarafı da 'yürüyen haşerelerin' evime hücum etmesi.Bu şerefsizlere ilaç da etki etmiyo ki anasını satim , o ilaç sadece beni hapşırtıyo.Bide böcekten kaçarken üstüne ilaç sıkmak da çok zor.cidden.

Neyse daha fazla uzatmiyim , Raid böceksavar köpüğümle başbaşa bi akşam geçiricem.

PS:Enrique Iglesias ne zamandan beri bu kadar seksi?

14 Temmuz 2009 Salı

11 Temmuz 2009 Cumartesi

İzmir Belediyesi ve Naçizane Çöpçüleri



Uzun süredir internetsizim ve şu an ne yazacağımı da şaşırmış durumdayım o yüzden kısa(!) bi özet geçip yazımın amacına gelicem.


İnternetimin kesiliceği günün sabahında saat 5:30 sularında msne girmiştim doğal olarak kimse yoktu sonra ümidi kesip gittim kış uykusuna daldım.11:30 gibi uyandım ve hemen pc başına geldim.Gitmişti.(Fon müziği:İsmail Yk - Yar Gitme)


SMSimin de yeni bittiği günlerdi diye hatırlıyorum ben mal gibi kalmıştım.İnternet ve telefon hayatım olmuşken bi anda hepsini kaybedince ruh hastası oldum.


Bi gün vapurdayken anneme şarjım bitti demiştim annem de bitmemiş gibi yap demişti ben de 40 dk falan idare etmiştim öyle,ama hayal gücünüzün ne kadar iyi olduğunun önemi yok internetiniz varmış gibi yapmak imkansız.Ayrıca insanı şizofreniye 1 adım daha yaklaştırdığını da anlamışsınızdır.


İnternetimin kesildiği ilk gece aklıma aveanın babamın hayrına bana 60 kb lık internet bağışladığı aklıma gelmişti hemen e-buddy şeysine girdim ve o sırada şarjım bitti.Şarj aletim de yatağımın kenarına sıkışmıştı kablosundan çekerken kablonun yarısı yatağın altında yarısı da elimde kaldı.Güzel.Süper egom,tamirci ruhum sayesinde şarj aletini tekrar kablosuna bağlarak çalıştırmayı başardım ve telefonu şarj edince msn e girdim.ama sonra içimdeki ameleyi durduramadım ve facebooktaki fotoğraflardan birine yorum yaparken tüm bedava netimi harcadım.İşte o saniyede bitkisel hayata girdim.Bütün gün yaptığım şey vantilatörü yatağın önüne koyup uzanmak oluyo-du.2 gün öncesine kadar.Ama ben öyle şanssız bi insanım ki bütün bokluklar beni buluyo internetim açıldı bu sefer telefon kapalı diye giremedim telefon açıldı bu sefer ahize mi ne her ne haltsa o bozuk diye giremedim yenisini aldım bu sefer de yok internet yine ne var amk derken öğrendim ki altyapı çalışması varmış.Yalan.yok öyle bişey ya modemin kablosunu çıkarıp takınca internet geldi.Altyapıyı çok güzel çalıştırdığımı söylemiş miydim?


Herneyse zaten herkes ne kadar mükemmel olduğumu bildiğine göre konumuza gelebiliriz.Yaz tatilinde genelde insanlar denize gider,güneşlenir,ikoncan bronzluğuna kavuşur.Evet ikoncandan kastım şu yandaki hatun.

Herneyse ama ben ve ikizim için yaz tatilleri daha farklı geçer.Sabahın bi köründe kalkıp yürüyebildiğimiz kadar yürüyüp saçmalama özgürlüğüne kavuşuruz nasıl olsa o saatte kimse sokakta olmuyor.İzmir Belediyesi'nin naçizane çöpçüleri hariç.Eğer içinizden biri çıkıp çöpçülere neden laf ediyosun o da bi meslek o da bi insan hede hödö demeye başlarsa valla cızarım!Benim problemim o yaşam formunun sıfatıyla ilgili değil,insan görmemiş gibi davranmasıyla ilgili.İstediği yeri toplasın süpürsün yoksa s.kimde değil.

Plan Demokrasi Meydanı denilen yerde paten olayına girişmekti ve patende ne kadar kötü olduğumu söylemiş miydim?Neyse birazdan öğreniceksiniz zaten.Sabahın köründe yaklaşık 1 saat yürüdükten sonra mekana vardık ama kendinden emin çöpçümüz yandaki ağaçlardan birinin dibine oturup dik ve ötesi bi şekilde bakmaya başladı.Baştan heralde yorulmuştur gider fasa fiso diye düşündüm ama o oturuştaki kendinden emin tavrı görünce amacını anlıyo insan.Ya amca sabahın bi köründe biz buraya tamam böyle şortlarla geldik ama paten şeyetmek istiyoruz yani vermek gibi bi niyetimiz yok,biz kayıp gidicez.

2-3 yıl önce denizde arkadaşımla yuvarlanırken adamın biri gelip 'Tanışmak isterseniz karşıda çalışıyorum' dediydi emme bunun kendine yakıştırıcağı bi sıfat meslek de yok.Karşıda çalışıyorum falan da diyemez eleman seyyar.Neye güvenerek bu kadar ısrarcı olduğunu da anlamadık zaten bi de şey çok komik gelmiş oturmuş oraya sağa sola bakıyo hani takmıyo siklemiyo bizi ama ortamdan ayrılırken sürdüğü bisikletimsi çuvala rağmen dönüp bakıyo.Lan düşçen yarcan kafanı bari dönüp bakma mal.

Neyse o gitti bi rahatlık geldi koca mekan boş nasıl olsa kimseye rezil olamam diye düşündüm patenlerle ayağa kalkmayı denedim zor da olsa kalktım ama daha fazlası olmadı benim için.Öylece dururken bile bileğim burkuluyo o lanet şeyin içinde.Ben bu bok duruma alışmaya çalışırken başka bi çöpçü eleman geldi ama amacı ciddi anlamda temizlikti şimdi günahını almayayım.karşı tarafı temizledikten sonra bizim olduğumuz yere doğru gelince kalkma gereksinimi duyduk ve benim patenlerle karşıya 'yürümem' en az 6 dakikayı almıştır.

Evde kavrulmak gibisi varken neden sabah serinde paten işine girşir ki bi insan?Mantıklı değil dimi.ve o esnadaki muhteşem diyaloglardan biri


-Beceremicem sanırım

-Bize bu özgüven nerden geliyo?


Özgüven sıçıyoruz dimi.Herneyse sıkıldım yazmicam öf.Şu demokrasi meydansını da gösterem